14:12 18 Ekim 2018
Ankara 21°C
İstanbul 21°C
Canlı Yayın
    1856’dan bugüne 1 MAYIS

    1856’dan bugüne 1 MAYIS

    YAŞAM
    URL'yi kısaltın
    1 0

    Bugüne kadar gelen bazı olayların tarihinin kökeni, ne kadar da istense değiştirilemeyecek, farklı bir yorum katılamayacak kadar gerçektir. Dolayısıyla, 1 Mayıs gibi önemli bir tarihi ele alırken öncelikle ortaya çıkışının yakın tarihine tanıklık etmiş bir isme başvurmak, tarihçesini anlamamız açısından önemlidir. Bu yazıda başvuracağımız kaynak, sosyalizm mücadelesinin çok önemli isimlerinden biri olan Rosa Luxemburg.

    Rosa Luxemburg’un Şubat 1894’te kaleme aldığı 1 Mayıs’ın tarihçesi:

    “Bir proleter bayram gününü, sekiz saatlik iş gününü elde etme aracı olarak kullanma düşüncesi ilk kez Avustralya’da doğdu. Avustralyalı işçiler, 1856’da, sekiz saatlik işgünü lehinde gösteriler yaparak, toplantılar ve eğlenceler düzenleyerek, hep birlikte bir günlük iş bırakmaya karar verdiler. Bu kutlamanın yapılacağı gün olarak da 21 Nisan tarihi saptandı. Avustralyalı işçiler bu kararı, yalnızca 1856’da uygulamaya niyetlenmişlerdi. Ama bu ilk kutlamanın Avustralyalı proleter kitleler üzerinde çok büyük etkisi oldu, onları canlandırıp yeni bir heyecana yol açtı ve bu kutlamanın her yıl tekrarlanmasına karar verildi.

    (8 SAAT İŞ, 8 SAAT REKREASYON, 8 SAAT DİNLENME, 1856)

    Gerçekten işçilere, kendi kendilerine kararlaştırdıkları bir anda, kitle halinde işi bırakmaktan daha fazla cesaret ve kendi gücüne güven duygusunu ne verebilirdi? Fabrikaların ve atölyelerin ebedi kölelerine, kendi öz birliklerini toplamaktan daha fazla ne cesaret verebilirdi? Böylece, proleter bir kutlama günü düşüncesi hızla benimsendi ve Avustralya’dan diğer ülkelere yayılmaya başladı, ta ki sonunda tüm proleter dünyayı fethedene dek.

    Avustralyalı işçilerin örneğini ilk izleyen Amerikalılar oldu. 1886’da l Mayıs’ın evrensel bir iş bırakma günü olmasına karar verdiler, l Mayıs’ta 200 bin Amerikalı işçi iş bıraktı ve 8 saatlik işgünü talebinde bulundu. Daha sonra uygulanan polisiye ve yasal baskılarla, işçilerin bu ölçekte bir gösteriyi tekrarlaması birkaç yıl engellendi. Yine de 1888’de bu yolda yeniden karar aldılar ve gelecek gösterinin l Mayıs 1890’da olmasını kararlaştırdılar.

    (Hay Market direnişçileri, 1886)

    Bu sırada Avrupa’daki işçi hareketi de güçlendi ve canlandı. Bu hareketin en güçlü ifadesi, 1889’da toplanan Uluslararası İşçiler Kongresi* oldu. 400 delegenin katıldığı bu Kongrede, sekiz saatlik işgünü talebinin en başta yer alması gerektiği yolunda karar alındı. Bunun üzerine Fransız sendikalarının temsilcisi, Bordeaux’lu işçi Lavigne, bu talebin tüm ülkelerde evrensel bir iş bırakma ile dile getirilmesini teklif etti. Amerikan işçilerinin temsilcisi, yoldaşlarının l Mayıs 1890’da grev yapılması yolunda aldığı karara dikkat çekti ve Kongre bu tarihte uluslararası bir proletarya gününün kutlanmasına karar verdi.

    (2. Enternasyonal, 1889)

    Otuz yıl önce Avustralyalı işçiler, aslında yalnızca bir günlük kutlama düşünmüşlerdi. Kongre, tüm ülkelerin işçilerinin, l Mayıs 1890’da sekiz saatlik işgünü için, hep birlikte gösteriler yapmasını kararlaştırdı. Kimse bu kutlamanın daha sonraki yıllarda da tekrarlanmasından söz etmedi. Doğal olarak, kimse, bu düşüncenin bir şimşeğin çakışı gibi başarı kazanacağını ve işçi sınıfı tarafından kısa zamanda benimseneceğini önceden göremezdi. Bununla birlikte, l Mayıs’ın her yıl kutlanacak sürekli bir kurum haline getirilmesinin gerekliliğini herkesin kavraması ve hissetmesi için, l Mayıs’ın yalnızca bir kez kutlanması yeterli oldu.

    İlk l Mayıs’ta sekiz saatlik işgününün uygulanması talep edildi. Ama bu hedefe ulaşıldıktan sonra da, l Mayıs’ın kutlanmasına son verilmedi. İşçilerin burjuvazi ve egemen sınıf karşısındaki mücadelesi devam ettiği sürece ve tüm talepleri karşılanmadığı sürece, l Mayıs, işçi sınıfının bu taleplerinin her yıl dile getirildiği gün olacaktır. Ve daha iyi günler doğduğunda, dünya işçi sınıfı kurtulduğunda, büyük bir olasılıkla insanlık o zaman da l Mayıs’ı, geçmişte verilen zorlu mücadelelerin ve çekilen acıların anısına yine kutlayacaktır.”

    1 Mayıs, dünyanın birçok ülkesinde farklı şekillerde kutlanıyor

    1917 Ekim Devrimi’nin ardından** Sovyetler Birliği’nde her yıl Kızıl Meydan’da milyonlarca kişi tarafından görkemli bir şekilde kutlanan 1 Mayıs, sosyalizmin çözülüşünün ardından, 1992 yılında “İlkbahar ve emek bayramı” olarak kutlanmaya başlandı ve ilk kez 1993 yılında kutlamalara müdahale edildi, çok sayıda kişi yaralandı.

    Eski Sovyetler Birliği ülkelerinden Azerbaycan’da, 1 Mayıs’ta herhangi bir kutlama yapılmıyor.

    Latin Amerika ülkelerinin büyük bölümünde 1 Mayıs resmi tatil olarak kutlanıyor. Brezilya için 1 Mayıs aynı zamanda yeni asgari ücret ve mesleklere göre maaşların belirlendiği tarih oluyor. Şili’de ise kutlamaların yanı sıra siyasi partilerin işçi haklarını gündeme aldığı toplantı düzenleniyor. Venezuella’da Chavez’in iktidarı döneminden beri coşkulu 1 Mayıs’lara tanık olunuyor. Ancak Venezuella İşçi Bayramı’nı 1938-1945 yılları arasında 24 Temmuz’da kutladı 1941’de iktidara gelen Devlet Başkanı Isaias Medina Angarita, İşçi Bayramı kutlamalarını 1945’te yeniden 1 Mayıs tarihine aldı.

    Küba ise özellikle Sovyetler’in çözülüşünden sonra dünyanın en coşkulu 1 Mayıs kutlamalarının adresine dönüştü. 11 milyon nüfuslu Sosyalist Küba’da, her yıl en az 1 milyon Kübalının Devrim Meydanı’nda toplanarak 1 Mayıs’ı kutlaması sosyalist lider Fidel Castro’nun ölümünden sonra da değişmedi.

    (Küba)

    ABD’de ise, 1894 yılında ABD Kongresi’nden çıkan bir kanunla resmiyete kavuşan Emek Günü, her yıl eylül ayının ilk pazartesi günü bütün eyaletleri kapsayan federal bir bayram olarak kutlanıyor. Ancak, 1 Mayıs dolayısıyla başta NewYork olmak üzere ülkenin değişik kentlerinde sendikalar tarafından etkinlikler düzenleniyor.

    Avrupa’da 1 Mayıs, genel olarak resmi tatil. 1880’den beri İşçi Bayramı’nı kutlayan İngiltere’de 1 Mayıs resmi tatil sayılmazken, onun yerine mayıs ayının ilk pazartesi günü resmi tatil yapılıyor.

    İspanya’da 1 Mayıs, diktatör Franco’nun ölümünden sonra, 1978 anayasası ile özgür şekilde kutlanmaya başladı.

    İtalya’da ise, devlet kurumları ve fabrikalar gibi basın sektörünün de tatil yapması nedeniyle ülkede 2 Mayıs günü herhangi bir gazete basılmıyor.

    Çin’de 1 Mayıs’a özel etkinlik, kutlama ya da yürüyüş yapılmıyor ancak çalışanlara uzun tatil hakkı tanınıyor.


    İlginizi Çekebilir

    İlgili konular:

    1 Mayıs Marşı'nın tarihi ve Cem Karaca'nın sesinden 1Mayıs Marşı
    Küba'da düşen uçaktan acı haber: En az 100 ölü, 3 ağır yaralı
    1 Mayıs için Taksim Meydanı kapatıldı
    Ülkemizde 1 Mayıs
    Çin’den ABD’ye ‘Ticaret’ Misillemesi
    Etiketler:
    Kalp cerrahı, Çin, Küba, İşci Bayramı, Franco, Castro
    Tartışma